Es-Es e 1. Lig de Başarılar

 
 
 

 
Sunuş

 

İnsanoğlu, yirminci yüzyıla ulaşıncaya dek yüzyıllar boyunca mükemmeli arama çabasını sürdüre gelmiştir. Kayalara renkli taşlarla resimler yapan mağara çağı insanının oluşturduğu biçimlemeler bir bakıma onun içindeki mükemmeli arayış dürtüsünün bir belirtisidir…

Bir şehir hayatında kısa sayılabilecek bir zaman çerçevesi içinde yurdumuzun en modern şehirlerinden biri haline gelen Eskişehir bugün 700.000’e yaklaşan nüfusu; gelişmiş sosyal ticari ve kültürel yaşantısı ile yurdumuzun bir çok yönleriyle en önde gelen şehirlerinden biri olmayı başarmış bir kentimizdir…

Eskişehir

Eskişehir tarih çağına Hititlerle girdi. Bugünkü Eskişehir’i “Dorylaion” adıyla o zamanlar Frigyalılar kurdu. Bu topraklarda daha sonra Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar katıldı. Birinci dünya savaşından sonra düşmanlar yurdumuzu paylaşırken 20 Temmuz 1921’de Eskişehir’e Yunanlılar girdi. Eskişehir işgal sırasında çok acı günler yaşadı. Ve Kurtuluş Savaşı’nın büyük zaferlerinden sonra 2 Eylül 1922’de kurtuldu. Her yıl 2 Eylül büyük bir heyecanla kutlanır.

Eskişehir ilk çağlardan itibaren Anadolu’nun belli başlı yerleşme merkezlerinden biri olarak yaşamıştır. Tarihte Masa, Sultanönü ve Dorylaion isimleriyle anılmıştır.

Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi’nin Sakarya yöresine uzanır. İl sınırları Kütahya, Bilecik, Bolu, Ankara, Konya ve Afyon’a komşudur.

Yüzölçümü 13.653 , şehir nüfusu 625,453, köy nüfusu 99,396, toplam nüfus 724,849 dur. İlçeleri; Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, İnönü, Mahmudiye, Mihalgazi, Mihalıççık, Sarıcakaya, Seyitgazi, Sivrihisar. 12 ilçesi, 32 belediyesi ve 389 köyü vardır. Demiryollarının kavşak noktasındadır.

İlin başlıca dağları kuzeydeki Sündiken dağlarıdır. Sündiken tepesi 1770 metreye yükselir. Sündikenlerin güneyinde göz alabildiğine uzanan Eskişehir Ovası, bereketli toprağı ile yurdumuzun en ünlü tarım alanıdır. 

Eskişehir’de sert bir iklim hüküm sürer yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.
 
Eskişehir, tarımın yanı sıra önemli bir sanayi merkezidir. Çimento, şarap, şeker, un, bisküvi, kiremit, tuğla, lokomotif v.s. fabrikaları vardır.
 
Kaplıcaları, felçlilere de büyük şifa kaynağıdır. Sıcak suyu gürül gürül akan bu kaplıcalar ayrıca kırık-çıkık ağrılarına, böbrek taşına varis sancılarına da iyi gelir.
 
Emevi ordularının Bizans’a karşı giriştiği büyük savaşlarda insan üstü kahramanlıklar gösteren ve nakalela önünde şehit olan Seyit Battal Gazi bu topraklarda yatar. Türbesi adını ondan alan Seyitgazi ilçesinde bir tepe üzerindedir.
 
Büyük Halk Ozanımız YUNUS EMRE Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy’de doğmuştur. Mezarı bu ilçededir. İlahileri, şiirleri yüzyıllar boyunca nice ozanı etkilemiş ve gönüllerden gönüllere bir pınar gibi çağlamıştır.
 
Güldüren gerçek diye tanımladığımız Nasreddin Hoca’nın doğduğu köy olan Hortu’da Eskişehir’e bağlıdır.
 
Eskişehir Lületaşı ile de bütün dünyada ünlüdür. Dünyada böylesine zengin Lületaşı yataklarına sahip bir başka köşe daha yoktur. Halk arasında “Deniz Köpüğü” ve “Beyaz Altın” isimleriyle anılmaktadır. Bugün Lületaşı Eskişehir’in yüzünü güldüren yurdumuzun en önemli ölçüde döviz sağlayan büyük yer altı zenginliklerinden biridir. Lületaşından yapılan ağızlıklar ve pipolar nikotini emerek tütünü zararsız hale getirdiği İngiltere’deki yapılan çalışmalarla anlaşılmıştır. Ayrıca Lületaşından geniş ölçüde faydalar sağlanacağını da ileri sürmüşlerdir.
Yücel Saraçoğlu

   

 

Bugün 2 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=