Es-Es e 1. Lig de Başarılar

 
 
 
Sorkun Çömlekçiliği
 
Eskişehir İli, Mihalıççık İlçesi
Sorkun Köyü Çömlekçiliği
 
     Sorkun, Eskişehir ili, Mihalıççık ilçesine bağlıdır. İlçeye 12 km uzaklıkta, 80 haneli, 500 nüfuslu bir köydür.
 
   Atalarından kalma çömlekçilik mesleğini sadakatle yürüten insanı sayesinde Sorkun, çömlekçilik adına önemli bir yerdedir. Sorkunlular çömlekçilik mesleğine karşı ilgilerini tarih boyunca hiç azaltmadan devam ettirmişlerdir. Endüstri çağının etkisi altına girmeyerek ellerindeki değerin farkına varmışlar ve otantik yöntemlerle toprağı altın ışıltılı çömleklere dönüştürmüşlerdir. Patates ve büyükbaş hayvan yetiştirerek geçim kaynaklarını çeşitlendiren Sorkun köylüsü, en gencinden en yaşlısına kadar çömlekçilikle uğraşmaktadır. Atölye ev diyebileceğimiz bu hanelerin hemen tümünde çömlek yapımına tanık olabilirsiniz. Karasal bir iklimin hakim olduğu bu köyde, sadece yaz aylarında çömlekçilik yapılır. Köylerine gelen yerli yabancı turistlere alışık olan Sorkunlular gelen konukları Türk misafirperverliğine yakışır şekilde ağırlarlar.
 
Tarih Öncesi Dönemlerde Çanak Çömlekçilik
 Prof. Dr. Turan EFE (İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü)
 
    İnsanoğlu M.Ö. 10.000’lerden itibaren, yavaş yavaş avcı-toplayıcı ve göçebe yaşam şeklini terk ederek sürekli yerleşmeler kurmaya, toprağı işlemeye ve üreticiliğe başlamıştır. Bu yeni yaşam şeklinin doğal sonucu olarak günlük yaşamda birçok yeni araç gerece gereksinim duyulmuştur. İşte insanoğlu bunların bir kısmını kilden şekillendirmiştir.
 
   Kil, ilk başlarda duvarların sıvanmasında, çeşitli nesnelerin yapımında, insan ve hayvan heykelciklerinin şekillendirilmesinde kullanılmıştır. M.Ö. 7000’lerden itibaren ise günümüze dek önemini koruyan çanak çömlek yapımcılığının vazgeçilmez malzemesi olmuştur. Sayısız çeşitlilikteki form ve bezemesiyle çanak çömlek, yazının bilinmediği dönemlerde kültürlerin yayılım alanlarının belirlenmesi yanında, gelişimlerinin ve kronolojilerinin saptanmasında ve kültürler arası ilişkilerin belirlenmesinde en önemli buluntu grubunu oluşturur. “Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem”de (takriben M.Ö. 9000-7000 yılları arası), insanoğlu kap kacak olarak taştan ve şüphesiz günümüze kadar gelmemiş olan ahşaptan şekillendirilmiş kaplar kullanmıştır. “Çanak Çömlek Neolitik” olarak adlandırılan bir sonraki dönemde çanak çömlek yapımı Yakın Doğu’nun büyük bir kısmına kısa zamanda yayılır ve Anadolu’nun güney yarısı da bu ilk çanak çömleğin ortaya çıktığı bölgeler arasında yer alır. İlk başlarda iyi arındırılmamış, kaba kilden, astarsız ve açkısız olarak şekillendirilmiş ve düşük ısıda fırınlanmış olan çanak çömlek; çoğunlukla taş kapların taklidi olan küresel gövdeli veya dışa dönük ağız kenarlı kap formları içerir; dipler yuvarlak veya düzdür; ilk başlarda kulp yoktur ve bezeme de sınırlı olarak uygulanmıştır. Neolitik dönemin sonlarına doğru ve bir sonraki Erken Kalkolitik dönemde çanak çömlekte yöresel farklılıklar giderek daha bir belirginleşir. Kalite artar, kapların yüzeyi sulandırılmış kil ile astarlanır ve perdahlanır; formlar daha da çeşitlenir. Kaplar üzerinde çeşitli kulp ve tutamaklar yerleştirilir. Yiv, oluk, çizi, kabartma, boya, bezeme ve bunların kombinasyonları kaplar üzerine sık sık tatbik edilir. Son Neolitik ve erken Kalkolitik’te tüm yakın Doğu, Ege ve Balkanlar’da yöresel farklılıkların egemen olduğu boyalı çanak çömlek en karakteristik olanıdır.
 
    Kabaca 600-800  derecede fırınlanmış olan prehistorik çanak çömlek; ilk başlarda ya kil topağının dışa doğru açılarak inceltilmesi yada yuvarlatılarak sucuk şeklinde hazırlanan kilin, üst üste yerleştirilmesi ve her iki yüzeyden bastırılarak yassılaştırılması, ek yerlerine de kil ilave edilerek yüzeyinin düzeltilmesi (kangal yöntemi) suretiyle yapılırdı. Birinci yöntem kase gibi açık formların; ikinci yöntem ise daha ziyade büyük çömlek ve küplerin yapımında kullanılmıştır. Bazı bölgelerde zaman zaman çanak çömleğin kalıpta da yapıldığı bilinmektedir. Çanak çömlek yapımcılığında çok önemli bir buluş olarak nitelendirilebilecek çömlekçi çarkı ise ilk olarak Mezopotamya ve yakın çevresinde Obeyd döneminin sonlarında kullanılmıştır. Bu ilk başlarda “Turnet” olarak adlandırılan yavaş dönen bir çarktır. Hemen bir sonraki Uruk döneminde, çanak çömleğin önemli bir kısmı artık hızlı dönen bir çarkta yapılmıştır. Çark, çanak çömlek formları ve bezeme tür ve motifleri üzerinde etkili olmuş, kapların konturları giderek daha akıcı hale gelmiş ve daha da önemlisi, çanak çömlek imalatında –şehirciliğin ve iş bölümünün gelişmesine de paralel olarak- giderek artan bir seri üretime geçilmiştir. Çarkın Anadolu’nun batısına ulaşması ise yaklaşık 1500 sene almış ve bu bölgede çanak çömlek yapımcılığında çark, ilk olarak M.Ö. 3. bin yıl ortalarında kullanılmaya başlanmıştır. M.Ö. 3. bin yılın sonlarına doğru ise seri üretimin başlaması ile tüm Anadolu Yarımadası’nda çanak çömlekte giderek ortak özellikler ortaya çıkmaya başlar. Hemen hemen tüm İç Anadolu’yu içine alacak şekilde 2. bin yılın başlarında “Geçiş Dönemi Çanak Çömleği” olarak tanımlanan ve bölgenin önceki dönemlerinin çanak çömleğinden gelişen yeni bir grup ortaya çıkar ki bu grup aynı bölgede bir sonraki evrede ortaya çıkan Hitit çanak çömleğinin de esasını oluşturur. İlk kullanımından itibaren M.Ö. 1. bin yıl ortalarına kadar olan takriben 6000 yıllık süreçte, antik kaynaklarda “Küçük Asya” olarak adı geçen Anadolu Yarımadası’nda, dışarıdan fazla bir etki olmaksızın – bir takım ortak özelliklerle- çanak çömlekte bir devamlılık söz konusudur. Bu köklü çanak çömleğin bazı izlerini aynı bölgede bugün bile bulmak mümkündür.


ÇÖMLEK YAPIM AŞAMALARI
 
1-Toprakların Çıkarılması
 Çömlek iki çeşit toprağın karışımından yapılır:
Kızıl toprak, kırmızı renklidir ve “kızıl” adıyla anılır. Köyün yakınlarındaki Aşılık ve Kocakızıllık mevkilerinden, 3-5 metre derinlikten nemli olarak çıkarılır. Evlerin bahçelerine serilerek güneşte kurutulur. İyi kurumayan kızıl, çamur yoğrulurken erimez. Kızıl toprağın çıkarılma işlemi her aile tarafından yılda bir kez ve ihtiyaç kadar yapılır. Kocakızıllık kızıl toprağı Aşılık kızıl toprağına göre daha özlü ve kırmızı olduğu için çamura daha az katılır.
Ak toprak, gri renklidir ve “yağlı toprak” olarak anılır. Sarı, yeşil, gök renginde de olabilir. Yumuşak ve kumsuzdur. Köyün yakınlarındaki Tilkiinliği, Kabaçam, Tuzla Kayaları ve Emirçam mevkilerinden ihtiyaç kadar çıkartılır ve bahçelerde kurutulur.
 
2-Elekten Geçirme ve Kurutma
 Kızıl toprak yani kızıl, kurutulduktan sonra sıcak suda kolayca erir. Su üzerine çıkan çöpler ve taşlar elekten geçirme işlemi süresince temizlenir.
 
3-Çamur Karma
Yere serilen büyükçe bir naylon üzerine ak toprak havuz şeklinde yığılır. 16 kg’lık yağ tenekeleri ölçü olarak kullanılarak 30 teneke ak toprak ile 7-8 teneke kızıl toprak bulamacı karıştırılır. Bu işlem “Ak kalmayacak” (ak toprağın tam olarak kızıla karışmaması) şekilde ayakla çiğnenerek ve elle yapılır. Çamur, istiflenerek 3-5 gün dinlendirilir. Bu çamurdan 10 cm çapında, yaklaşık 40-50 cm ile 150 cm uzunluğunda “sucuk” denilen halkalar yapılır ve bunlar bir gün dinlendirilir.
 
4-Şekil Verme
Bu işlem 5 aşamada gerçekleştirilir:
 
Dip yazma: Çamur, “Döneç” adı verilen ortası yüksek ve dönebilen bir tahta üzerine “Kılıç” yardımı ile yayılır. Bu işleme yöresel tabirle “Dip Yazma” denir. Düzeltilen çamurun kenarlarına halkalar konularak dip yazma işlemi tamamlanır. Usta bir kişi günde 50-60 adet dip yazabilir.
 
Kaldırma: Bu aşamada, hazırlanan dipler üzerine eklenen halkalar “kılıç” yardımıyla inceltilir ve yükseltilir. Yükseklik, çömleğin büyüklüğüne göre 20-25 cm’yi bulur. Çömlekler bir gece kapalı ve nemli ortamda dinlenmeye bırakılır; fakat çömleklerin fazla katılaşmaması gerekir, aksi halde çömleği şekillendirmek zorlaşır.
 
Çekme: “Kırıyacak” denilen keskin uçlu bir başka alet yardımıyla kaldırılmış çömleğin ağzı, üstünden 1 cam kadar kesilerek düzlenir. “Kıyı Bezi” denen pamuklu pazen türünden bir kumaş parçasıyla çömleğin ağız kısmı dışa doğru 1,5 cm kıvrılır. Kıvrılan kısım parmaklar yardımıyla şekillendirilir. Çekmesi biten çömlekler bir gün dinlenmeye bırakılır. Fakat bu bekleme, kış günleri için geçerlidir; yaz günlerinde bir sonraki işleme geçilir.
 
Karınlama: Çömleklere “kılıç” ile içerden dışarıya doğru ovallik verilir.
 
Ağızlama: Çamur, parmak şeklinde inceltilir. Çömleğin üst kısmına konularak kıyı bezleriyle şekillendirilir.
 
5-Kurutma
Yaş çömlekler içe doğru göçmeyecek şekilde bekletilerek kurutulur. Bu süre sıcak havalarda 1 gün, kapalı havalarda 2-3 gündür. Soğuk havalarda ise kurutma işlemi sobalı odalarda yapılır. İyice kuruyan çömlekler kalıptan kaldırılır ve çömleklerin alt kısımlarının da kuruması sağlanır.
 
6-Kazıma
Kurutulan çömlekler 300-500 takım olduktan sonra kazıma işlemine geçilir. Bu aşamada bir kap içine bir miktar su konur. Kabın ortasına su seviyesini geçecek şekilde düz bir taş yerleştirilir. Bir bez parçasıyla çömleğin dış kısmı ıslatılır. Bir defada 10-15 adet çömlek dörder kez ıslatılır. Bu işlem sırasında çömleğin ağız kısmının yani “kıvrığın” ıslanmamasına özen gösterilir. Dış kısmı yumuşayan çömlekler “kazıyacak” ile –bir tırpan parçası, tahta, makas yada bıçak- kazınır. Kıvrıklar kazınmaz. Kazıma işlemi, kurumuş çömleğin pürüzlerinin giderilmesini ve yüzeyinin daha düzgün olmasını sağlar.
 
7-Sırlama
Kazınan çömlekler beşer, sekizer yada onar adet olmak üzere ağızları içe bakacak şekilde daire biçiminde dizilir ve dairenin ortasına ateş yakılır. Çömleğin içindeki eritilmiş kızıl toprak yani “kızıl”, “sır bezi” denen bir bezle kızgın çömleğin her yerine sürülür ve çömlekler kurumaya bırakılır. Sırlanmış çömlek kabarma yapmaz ve ateşe dayanıklı olur. Köyde bu işleme “yalabıtma” adı verilir.
 
8-Pişirme
Sırlama işlemi tamamlanan çömleklerin sayısı 300-500 adedi bulduktan sonra “ütme” yani pişirme işlemine geçilir. Birkaç hanenin çömlekleri bir araya toplanarak uygun sertlikte ve istenen yönde rüzgar beklenir. Rüzgarın tek yönden sert esmesi ve yerlerin kuru olması ile birlikte çömlekler köyün dışındaki açık araziye yani “küllüklere” getirilir.
 
Önce yere kuru saman ve odun talaşı serilir. Çömlekler ağzı yere gelecek şekilde yatırılır. Bir sıra odun bir sıra çömlek dizilir. Odunlar rüzgarın estiği yönde sıralanıp yakılır.
 
Çeykel” denen iki ucu kancalı uzun sopa yardımıyla ateş çiğ çömleklere doğru itilir. Ateşin kontrolü çok önemlidir. Bir taraftan da taşıma sırasında kırılan yada çatlayan çömlekler onarılır. Pişirme sırasında sıcaklık yaklaşık olarak 750-800 ’ye kadar çıkar. Çömleğin koyu kırmızı renk alması piştiği anlamına gelir. Çömlekler “çeykel” ile çekilerek soğumaya bırakılır. Soğuyan ve kontrol edilen çömlekler "küllüğün” yanına 5’li sıralar halinde istiflenir. Toptancılar çömlekleri gazete kağıtlarına sararak nakliye araçlarına yerleştirirler ve tüketiciye ulaştırırlar.
 
Sorkun köylüleri bir yıl içinde 200.000’i aşkın çömlek üretir ve satarlar. Bu sayının yüzde 60’ı çömlek, yüzde 30’u balık tavası, yüzde 10’u bazlama tavasıdır.
 
İLK SERAMİK USTASI
 
Derler ki büyüklerimiz
Ve onların da büyükleri
Ve de Kutsal Kitaplar:
“İlk ve en büyük seramik ustası
Hazreti Allah’tır”
Meleklerden farklı bir canlı yaratmak için
Cebrail’i dünyaya gönderir Yaradan
Toprak alması için dünyadan…
“Ya Cebrail! Alma toprağımı
Benden alınacak topraktan oluşacak insan
Biliyorum asi olacak Allah’a
Diyerek vermek istemez toprağını
Ve yalvarır, yakarır
Dayanamaz Cebrail
Almadan dünya toprağını çıkar huzura…
Bunun üzerine Mikail’i gönderir Yaradan
Dünya ona da yalvarır, yakarır
Mikail de dayanamaz ve almadan döner toprağı
İsrafil gider ardından
Yine vermek istemeze ısrarla toprağını dünya
O da alamadan döner huzura
Sonunda Azrail’i gönderir Yaradan dünyaya
Yalvarmasına, ağlamasına aldırmaz dünyanın
Zorla alır toprağı Azrail
“Bana böyle emredildi!” diyerek
Ve götürür Allah’a
Ve topraktan çamur, çamurdan insan yoğurur Yaradan
Ve kendinden nefes verir ona
“Adem” der adına, Havva’yı da verir cennette yanına
Ama yazılan gerçekleşir, dinlenmez emirler
Asi olunur Allah’a
Kovulur insanoğlu cennetten
Döner kendisini oluşturan dünya toprağına…

Yaşar DURMAZ
Bugün 2 ziyaretçi (21 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=